MEVSİMLERDEN SONBAHARDAYIZ
MEVSİMLERDEN SONBAHARDAYIZ
03 Mayıs 2018

Son zamanların en soğuk kışı kapıda diyorlar. Yaz içinde son yılların en sıcak geçecek yazı diyorlardı ama gördüğünüz gibi insan her ortama iklime adaptasyonunu bir şekilde sağlayabiliyor. Bu kimimiz için metabolizma dengesizlikleri, fizyolojik rahatsızlıklar ve bağışıklık sisteminin yeterli çalışamaması gibi sonuçlar da doğurabiliyor. Ancak biz her şeye karşı hazırlıklı hale getirmeliyiz vücudumuzu, unutmayalım ki o bizim dış dünyadaki çeperimiz. En kalender dostumuz başlarken de biterken de her daim yanımızda olan tek şey, sizce de öyle değil mi? O zaman ona hak ettiği ilgiyi sevgiyi bakımı sağlamamız gerekir. Yaşarken farkında olmadığımız yolun sonuna varırken anladığımız şeylerden biriside sağlığımızın ne kadar değerli olduğu gerçeği. Sağlığa yapılan yatırım geleceğe kalacak olan bir miras olarak düşünülmelidir. Şu andan geriye dönüş asla olamaz. İşte bunun bilincinde ve farkındalığında yaşamak sizi daha sağlıklı ve daha mutlu kılacaktır.

Şimdi sizlere beklide şimdiye kadar ilk kez duyduğunuz ya da çokta önemsemediğiniz bazı önemli bilgiler vereceğim. Uzakdoğu felsefesinde 5 ana element vardır bunlar Su, Ateş, Ağaç, Toprak ve Metaldir. Bu elementlerin her biri vücudumuzda belli başlı organları ve mevsimleri temsil eder. Bizi şuanda metal elementinin temsil ettiği sonbahar ilgilendirmektedir. Bu mevsim aynı zamanda kederi ve hüznü de çağrıştırır ve metal soğukluğunda ve sertliğindedir. Metal; solunum sistemi, burun, deri ve saçlar ile alakalı her konudan sorumludur. Bunların sağlıklı bir sistem içinde çalışması ise Kalın bağırsak ve akciğer sağlığına bağlıdır. Daha anlaşılır hale getirecek olursak, eylülden aralığa olan dönemde genellikle üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, nezle gibi soğuk algınlıkları daha sık görülür. Bunu önlemek için bu dönemde kalın bağırsak sağlığına özellikle önem vermeliyiz çünkü vücudumuzu multi fonksiyonel bir sistem olarak düşünün bir halka eksilirse ya da deformasyona uğrarsa çekiş gücü azalır ve hastalıklar meydana gelir. Kalın bağırsağı temizlemek için bu mevsimden daha iyi bir dönem olamaz. Bunun için bol lifli, posalı gıdalar örneğin; yulaf gevrekleri, kurubaklagiller, tam buğday ekmekleri, sebzeler ve kabuklu meyveler, kesinlikle tüketilmelidir. Bunun yanı sıra yararlı bakterilerin çalışma hızlarını arttırmak için ise yoğurt ve kefir tüketmek oldukça önemli. Bu dönemde kalın bağırsağı yoracak katkı maddeli ve sindirimi zor olan besinler tüketilmemeli. Kırmızı et haftada 2 kez tüketilmelidir. Her gün kebap döner köfte tarzı beslenenlere gelsin bu kısım. Yapılan araştırmalar sıklıkla kırmızı et tüketen kişilerde kalın bağırsak kanserinin yaygın olduğunu saptamışlardır. Ayrıca şarküteri ürünleri içerisinde bulunan nitrat ve benzeri katkı maddeleri de bağırsak sağlığını oldukça olumsuz şekilde etkilemektedir.

Yukarıda yazdıklarımı değerlendirirken iyi bir gözlemci olmak yeterlidir. Etrafınızda deri hastalığı veya astımı olan bazı kişilerde göreceksiniz ki bununla ilişkili kabızlık hemoroid gibi kalın bağırsak ile ilişkili bir takım problemler görülebilmektedir.

Dört elementten metal elementinin zamanı olan, bizi hüzünlendiren, kederlendiren bu mevsim aslında vücudumuz ve bağırsaklarımızın temizliği için bulunmaz bir fırsat. Dönemde günlük 25-30gr kadar posa tüketemediğinizi düşünüyorsanız. Beslenme uzmanınız veya doktorunuzun tavsiyesiyle besin destek ürünlerini tercih edebilirsiniz. Hepinizin mutluluk yağmurlarında şemsiyesiz kalması dileğiyle.

Paylaş :

Diğer Makaleler

Harekete Geçmeye Ne Dersiniz?
03 Mayıs 2018
devamını oku
Beynimizi Genç Tutmanın Yolları
03 Mayıs 2018
devamını oku
3s'li Yaşam Hareketi
03 Mayıs 2018
devamını oku

Paylaş